Ana içeriğe atla

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile "Sentetik Biyoloji ve Biyoetik Sempozyumu" Gerçekleştirdik

Haber tarihi: 09/03/2026

Son güncelleme tarihi: 09.03.2026

UNESCO Türkiye Ulusal Komisyonu Biyoetik İzleme Grubu ve Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı, birlikte, 27 Şubat 2026 tarihinde Acıbadem Üniversitesi Ataşehir Kampüsü'nde "Biyoetik Perspektifinden Sentetik Biyolojideki Yeni Gelişmeler Sempozyumu"nu düzenledi. Bu disiplinler arası sempozyum, biyotıp, moleküler biyoloji, biyomedikal mühendisliği, immünoterapi, hukuk ve biyoetik disiplinlerinden uzmanları, tıp, mühendislik ve doğa bilimleri alanlarından lisans ve yüksek lisans öğrencileriyle birlikte çeşitli branşlardan akademisyenleri, araştırmacıların bir araya getirdi.

Dr. Hakan S. Orer sentetik biyolojinin mühendislik prensipleriyle yeni biyolojik sistemler tasarlama sürecini ve bu teknolojinin beraberinde getirdiği karmaşık etik sorunları 2025 yılında UNESCO International Bioethics Committee (IBC) tarafından yayımlanan "Ethical Issues Related to the Research, Development and Application of Synthetic Biology" başlıklı raporu çerçevesinde ele aldı. Raporda genetiği değiştirilmiş mikroorganizmaların tedavi edici kullanımlarından çevresel iyileştirme projelerine kadar geniş bir yelpazedeki olası senaryolar incelenirken, yeni yaşam formlarının ahlaki statüsü ve ekosistem üzerindeki belirsiz etkileri sorgulanmaktadır. Sonuç olarak, bu risklerin yönetilmesi için şeffaflık, hesap verebilirlik ve küresel hakkaniyet ilkelerine dayanan "prosedürel" ve "esansiyel" etik çerçevelerin oluşturulması ile uluslararası bir denetim mekanizmasının kurulması önerisinde bulundu.

Özge Yücel Dericiler sentetik biyoloji alanındaki gelişmeleri insan hakları açısından değerlendirdi. Sentetik biyoloji, insan vücudunu yeniden yapılandırılabilir ve üzerinde mühendislik uygulanabilir bir çalışma sahasına dönüştürmektedir. Bu ise, bir yandan insan sağlığı, çevre, iklim gibi konularda baş döndürücü bir iyileşme potansiyeli sunarken, diğer yandan mevcut insan hakları hukuku ile çözülmesi güç yeni sorunlar ve riskler yaratmaktadır. Söz konusu riskler karşısında dayanıklılığı sağlayabilmek için, insan hakları risklerini öngören, önleyen, azaltan ve olumsuz sonuçları olabildiğince ortadan kaldıran bir mekanizmanın, sürecin başından itibaren dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Dr. Ulman, sentetik biyoloji ve genetik mühendisliğin insan sağlığı ve refahı, yeryüzündeki biyoçeşitlilik biyosferinin sürdürülebilirliği açısından sağlayabileceği bilimsel potansiyelin altını çizdi. Bununla birlikte, beklenmedik, istenmeyen sonuçların insanlık durumunu değiştirebilecek etki doğurabileceğine dikkat çekti. Zarar vermeme, üstün yararı sağlama, sorumluluk, eşitlik, şeffaflık, dayanışma gibi biyoetik ilkelerinin kılavuzluğunda akılcılığı, diyaloğu, iyi bilimsel araştırmaları, iyi kamu politikalarını, akademik tartışmaları kamunun katılımını destekleyen demokratik işleyişin önemine işaret etti. 

Acu Helpdesk