Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Biyomalzeme Uygulama ve Araştırma Merkezi, biyomalzemeler, doku mühendisliği ve rejeneratif tıp alanlarında ileri düzey araştırmalar yürütmek, yenilikçi medikal ürün ve tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlamak ve bilimsel bilgi birikimini klinik uygulamalara aktarmak amacıyla, 2020 yılında Acıbadem Üniversitesi Senatosu ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) onayıyla, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi’nin desteği ve Kurucu Müdür Prof. Dr. Vasıf N. Hasırcı’nın önderliğinde kurulmuştur. Biyomalzeme Uygulama ve Araştırma Merkezi, biyomalzeme üretimi, işlenmesi ve karakterizasyonu ile hücre ve doku kültürü çalışmalarına yönelik donanımlı araştırma laboratuvarları ve kapsamlı araştırma altyapısı ile akademisyen ve araştırmacılara ilgili alanda nitelikli ve multidisipliner/disiplinler arası araştırmalar yürütme olanağı sunmaktadır. Merkez, EN ISO 13485:2016 kalite standartları doğrultusunda faaliyet gösteren Temiz Oda altyapısı ve ileri araştırma olanaklarıyla, temel bilimsel araştırmalardan klinik uygulamalara uzanan süreçte yenilikçi medikal ürünlerin geliştirilmesini ve bilimsel çıktıların sağlık alanına aktarılmasını desteklemektedir.
Biyomalzemeler, insan vücudundaki doku ve organların işlevlerini yürütmelerinde onlara destek olarak veya onların yerlerini ya da işlevlerini tamamen üstlenerek görev yapan malzemelerdir. Biyomalzemeler metal, seramik, doğal ya da sentetik polimerler ile bunların kompozitlerinden üretilebilirler. Titanyum ve kobalt-krom alaşımları gibi metaller, alumina ve hidroksiapatit gibi seramikler ve bazı karbon yapılar de biyomalzemelere örnektirler. Bunlardan karbon nanotüpler malzemelerin ve ürünlerin yüzey özelliklerinde değişim sağlayarak iletkenlik artışı, yönlendirme ve güçlendirme gibi katkılar yapmıştır ve bunlar da kalp kası ve sinir dokusu gibi dokuları oluşturmakta işlev görmelerine olanak sağlamaktadır.
Dört boyutlu malzemeler, yani zamanla ve aldıkları uyaranlara tepki olarak biçim ve boyut değiştiren şekil-bellek (shape-memory) malzemeleri, hücre tabaka mühendisliğine (cell sheet engineering) kadar birçok yeni alana yol açmıştır. Doğal ve yapay kökenli hidrojeller, medikal kalitede üç boyutlu (3B) basım filamanları ve grafenler biyomalzeme alanına çok farklı yönlerde katkı yapmıştır. Özellikle saf karbon yapılar hücre tutunmasını engelleyen yüzeyler oluşturulmasında önemli bir işlev üstlenmişlerdir. Biyomalzemelerdeki gelişmeler öyle ilerlemiştir ki birkaç yıl önce filmlerde gördüğümüz hastanın yaralı dokusunun ameliyat masasındaki hastanın üzerinde doğrudan 3B basım yöntemiyle tedavi edilme yönünde uygulamalar bile başlamıştır.
Son yıllarda, biyomalzeme alanındaki gelişmelere paralel olarak doku mühendisliği ürünleri de önemli bir araştırma ve uygulama alanı hâline gelmiştir. Klasik biyomalzemelerden farklı olarak bu ürünler, yalnızca hasarlı dokunun yapısal veya işlevsel olarak desteklenmesini sağlamakla kalmayıp, içerdikleri hücre ve biyolojik ajanlar aracılığıyla doku rejenerasyonunu da desteklemektedir. Vücuda implante edildikten sonra çevreleyen konak dokuyla etkileşime girerek ve zaman içerisinde konak dokuyla bütünleşerek hasarlı bölgenin onarımını ve yeniden yapılanmasını teşvik etmeleri doku mühendisliği ürünlerinin temel özellikleri arasında yer almaktadır. Doku mühendisliği yöntemleri, vücuda implante edilecek medikal ürünlerin geliştirilmesinde kullanılmasının yanı sıra, hayvan deneylerine alternatif veya tamamlayıcı nitelikte üç boyutlu doku modellerinin geliştirilmesine de olanak sağlamaktadır. Mikroakışkan çiplere entegre edilebilen üç boyutlu doku modelleri, hastalık mekanizmalarının aydınlatılması, ilaç tarama ve etkinlik değerlendirme çalışmalarının gerçekleştirilmesi gibi çeşitli araştırma uygulamalarında kullanılabilecek yenilikçi platformlar sunmaktadır.

